
Yakın mesafeden iletişim
Ecnebi memleketlerde, bilhassa tekin olmayan şehirlerde oturan hanımlar Uzakdoğu sporları öğrenirler ki hırsız, uğursuz saldırdığında kendini savunsun. Diyelim ki bizim memlekette sokakta kendimi koruyayım diye Uzakdoğu şeysi öğrendin, reflekslerin de şahane. Rahat durmaz ki bizim millet; ikide bir koluna, omzuna biri el atar, bir şey sorası gelir. Kapkaççıdan korunacağım derken on saniyede bir arkanızı dönüp "ki-yaaayt" dersiniz sade vatandaşa. Tabii ecnebinin yakın mesafe iletişimi sözlü, bizde ise ilk seçenek ellemeli, dürtmeli. O yüzden içinde bulunduğumuz topluma uyum sağlamalı ve judo, karate gibi ani hareketlere değil, yavaş ve mülayim hareketlere dayalı savunma sporlarına ağırlık vermeliyiz. Ata sporumuz her zaman için uygundur. Herhangi bir saldırı durumunda kendinizi yere atıp kol ve bacaklarınızı açarsanız, saldırganın sizi kaldırmak için çırpması gerekecektir (bkz. aşağıdaki resim). Üstün teknik isteyen bir hareket olduğundan başarılı olma ihtimali çok düşüktür, güvende sayılırsınız. Devamında minderden kaçma hareketiyle ufak ufak ilerleyerek kalabalığa karışabilirsiniz.

Geçen hafta kocaman kitapçılardan birine girdim. Normalde kentimizin Mumbai light diyebileceğimiz itiş kakışlı, temas yoğun ortamından hazzetmesem de uyum sağlarım. Sokakta her türlü ön sevişme hareketine hazırlıklıyımdır; mesela omuz atıldığında asla ikili Axel yapmam, dostça geri omuz atarım. Ama insan kitapçı gibi nezih bir ortamda gevşiyor ister istemez. Yarı çömelmiş bir vaziyette alt raflardaki eserleri kurcalıyordum ki, birden böbreğime gelen bir epe darbesiyle irkildim. Mahallemizde peynir tenekesi üstünde kasap amca ile tavla oynarkenki halini sevdiğimiz, ama geçen otuz senede tuhafiyecilikten cep telefonu bayiliğine yükselip bizlerden kopan esnaf abi nazikçe belimden dürtmüştü...
Vücut diliyle iletişim
Esnaf abi çenesiyle yerde duran eldivenimi gösterdi konuşmaya gerek duymadan. En başta dürtmeye vermem gereken 20 derece/saniyelik hızla kafamı çevirip omzumun üstünden “ne ayaksın?” bakışı atma tepkisini boş bulunup kaçırmış, nonoş gibi irkildiğim için bıçkın esnaf abinin gözünden düşmüştüm. Gözlerinden belliydi, neredeyse pişmandı güzellik yapıp eldivenimi bana bağışladığına. Neyse ki kendimi çabuk toparladım ve boynumu sağa doğru 30 derece ve eşzamanlı olarak öne doğru 15 derece eğerken sol gözümü de 1/3 oranında kısma hareketiyle sözsüz eyvallah deyip zevahiri kurtardım. Esasen çok riskli harekettir. Fazla hızlı yaparsanız, kafayı eğerken kazayla ağzınızı oynatırsanız ya da gözünüzü kısmayı unutursanız eyvallah ifadesi değil şaşırmış kuçu ifadesi takınırsınız. Bir de bu harekete eşlik eden ve üç “y” ile eyvallah manasına gelen sağ eli sol göğse götürme hareketi vardır. Yerli yersiz uygulanması hoş değildir; misal garson çay getirdiğinde yapılmaz. Ciddi teşekkür gerektiren durumlarda ve tercihen elde tespih varken yapılması uygundur.
Bir sonraki yazımda sizlere uzaktan iletişimi öğreteceğim.
6 yorum:
yakından iletişim tekniği süperdi, uzaktan iletişimi dört gözle bekliyorum sayin hocam.
yazını okurken uygulamalı olarak tatbik ettim boynumu sağa doğru 30 derece ve eşzamanlı olarak öne doğru 15 derece eğerken sol gözümü de 1/3 oranında kısma hareketini. gülme tuttu sonra, bir süre koptum gerçi :) teşekkür ederim sayın ve pek sevgili nazifim.
"jimmy the overly touchy orderly" var scrubs'da :) onun gibi.
geçenlerde bir yerde yemek yerken yan masada oturan süper yaşlı amca iki dakika masada bıraktığı çantasına göz kulak olmamı istirham etti. istirham ederken de iyice bir yoğurdu omzumu sırtımı. konu esasen orada aklıma gelmişti ama yaşlıları aslı yeni yazdığı için bu anektodu atlamıştım :)
şulecim sen süper komik ve kuduz bi insan olduğun halde niçün bize yazmıyorsun? hep okumak var mı? oturmaya mı geldik?
hayatim ben sizin bloglarinizi o kadar benimsedim ki, okuyorum gunde 3 öğün, guluyorum, egleniyorum, yorum yazıyorum falan ya, kendi bloguma yazmayi unutuyorum sonra. serde biraz saflık biraz da lazlık var malumunuz :P
"Sokakta her türlü ön sevişme hareketine hazırlıklıyımdır; mesela omuz atıldığında asla ikili Axel yapmam, dostça geri omuz atarım."
hiç yorum yapamıyorum, hafif anırarak gülüyorum :-D
şule be sen safsan, biz bitmişiz :) nazif bey iletişim konusunun devamını bekliyoruz, hadi ama. gülben hanım sizden de adana anıları. hadi bakiiim, hareketlenin.
Yorum Gönder